T.C. KAYSERİ VALİLİĞİ
İL GIDA TARIM VE HAYVANCILIK MÜDÜRLÜĞÜ

Sitedeki Yeriniz : Ana Sayfa » KAYSERİ VE TARIM » Tarımsal Üretim ve Pazarlama

Tarımsal Üretim ve Pazarlama

        TARIMSAL ÜRETİM SİSTEMİ
        İlde 29.393 adet tarım işletmesi mevcuttur. İl de tarım işletmeleri genellikle bitkisel ve hayvansal üretimi birlikte yapmakta ve bu işletmelerin oranı da %68,4‘ü bulmaktadır. Bu işletmeleri sırasıyla %30,2 ile yalnızca bitkisel üretim yapan işletmeler ve %1,4 ile yalnızca hayvansal üretim yapan işletmeler izlemektedir
        22,434 adet işletme yalnız kendi arazilerini işlemektedir. Bu şekilde işlenen arazi 2.102.075 da. dır. Başkasına ait arazileri de İşleten 5.118 adet işletme ise 1.151.880 da’lık araziyi işletmektedir.1.090 adet işletme sadece kiracılıkla iştigal etmekte ve 91.261 Da. Araziyi işletmektedir. Tabloda görüldüğü gibi en fazla işletme sayısı 50-99 Da. arazisi olan işletmelerdir. 20-200 Da. arası arazi işleyen işletme sayısı 19.692 ile % 66’lık bir çoğunluğu oluşturmaktadır.
          Türkiye genelinde  olduğu gibi Kayseri’deki  tarım işletmeleri de mevcut Miras Kanununun arazi parçalanmasına yol açması sebebi ile giderek küçülmüş, arsa büyüklüğünde tarlalar oluşmuştur. Bu da parçalanmış küçük arazilerin ekonomik olarak işlenememesi sonucunu doğurmuştur.
         TARIMSAL PAZARLAMA SİSTEMİ
         Türkiye ve Kayseri İli Hayvancılık Sektöründe Pazarlama ve Örgütlenme
         Hayvansal ürünlerin günümüz tüketici isteklerine uygun olarak ülkesel ve uluslararası standartlarda üretim miktarı ve kalitelerinin artırılması, Türkiye ve Kayseri ekonomisi açısından büyük önem taşımaktadır. Üretilen kaliteli ürünlerin yine tüketici isteklerine uygun olarak,  pazarlama organizasyonlarıyla tüketiciye sunulması gerekmektedir.
         Hayvansal üretimin yapıldığı işletmelerde; örneğin yetiştirme ve besi faaliyetlerinde başarıya ulaşılsa dahi, pazarlamada ortaya çıkan problemler çözülmedikçe, üretim ve kaliteyi yükseltmek çoğu zaman güç ve bazen de imkansızdır. Üreticilerin kooperatif, dernek ve birlik gibi organizasyonlar içerisinde yeterince yer almaması pazarlamada üretici aleyhine sonuçlar doğurmaktadır. Hayvansal ürünlerin pazarlanması, ürünlerin hammaddeden mamul halini alıp, tüketim aşamasına geçme anına kadar devam eder. Ülkemizde hayvansal ürünlerin işlenip pazarlandığı entegre tesislerin sayısı yetersizdir.
         Kayseri’ de Et ve Et Ürünleri Pazarlaması
         Kayseri’ de hayvan ve hayvansal ürünler pazarlamasında üretici ile tüketici arasında sayıları bazen 5-6’yı bulan pazarlama organları bulunmaktadır. Bunlar arasında önemli rol oynayanlar Et ve Balık Kurumu-Celep-Pazar-Et Kombinaları ile Et ve Et Ürünü İşleme Tesisleridir.
Kayseri’de  besicilik özellikle pastırma ve sucuk yapımı ile kurban bayramında  il içi ve diğer illerde satılmak üzere yapılmaktadır. Kesilen hayvanlar iç piyasaya verildiği gibi Ankara’da  borsada satılmak üzere karkas olarak gönderilmektedir. Besicilik için hayvanlar çiftçilerden veya hayvan pazarından temin edilmektedir. (Özellikle Boğazlıyan (Yozgat), Kırşehir, Sivas ve Doğu illerinden bu materyaller temin edilmektedir.) Kayseri merkezde bir canlı hayvan borsası mevcut olup az sayıda hayvan alım-satım işlemi yapılmaktadır. Üreticiler ve hayvan alım-satımı yapanlar vergilendirmeden çekindiklerinden borsaya ilgi, Et Balık Kurumunun kestiği hayvanlarla sınırlı kalmaktadır. Kayseri merkez, Develi, Pınarbaşı ve Bünyan  ilçelerinde canlı hayvan pazarları mevcuttur. Bu pazarlardan özellikle Kayseri’deki pastırma- sucuk imalathaneleri canlı hayvan almaktadır. Hayvan alım-satımı yapanlar da (celep-cambaz) buralardan aldıkları hayvanları Et Kombinaları ile Et ve Et Ürünü İşleyen İşletmelere satmaktadırlar. Hayvanların kesimi sırasında üretici ve hayvan alım satımı yapanların(celep) kayıtlara girmeden kesim yapmak istemeleri Canlı Hayvan Borsası ile Et Balık Kurumu’na olan talebi azaltmakta, diğer işletmelerde kayıt dışı kesimi teşvik etmektedir. Bu da Kayseri’de kesilen hayvan ve işlenen ürünlerle ilgili istatistiklerin olandan daha az görünmesine sebep olmaktadır. Üreticinin Et Kombinaları ile Et ve Et Ürünü İşleyen Tesislere ulaşmasının sağlanması gerekir. Bunun için de Üreticilerin örgütlenmesi ile vergilendirmede üretici lehinde düzenleme yapılması baş rolü oynayacaktır.  
          Kayseri’de 17 adet Kombina ile Et ve Et Ürünü İşleyen tesisler bulunmaktadır. Bu tesislerde 2004 yılında Tarım İl Müdürlüğü verilerine göre; 1.770 ton sucuk, 233 ton pastırma, 552 ton salam, 333 ton sosis, 80 ton kavurma  üretimi yapılmıştır.
          İlde bulunan entegre et tesislerinin kapasitesi 27.000 ton/yıl olup ihtiyacı karşılamaktadır.
          Canlı hayvanların yem ihtiyacı Kayseri ve civar illerdeki Yem Fabrikalarından karşılanmaktadır.
          Kayseri’ de canlı hayvan ve et ürünleri pazarlamasında mevcut sorunların giderilebilmesi için canlı hayvan pazarlarının altyapısı modernleştirilmeli (ahır, mezbaha, yem tedariki, haberleşme, nakliye hizmetleri), pazarda hergün arz-talep durumuna göre kalite bazında tek bir fiyat belirlemelidir. Pazarda malını satan üretici parasını tahsil etmede hiç bir riskle karşılaşmamalıdır. Canlı hayvan borsası daha faal olmalıdır.
          Kayseri’de Süt ve Süt Ürünleri Pazarlaması
         Türkiye’de büyükbaş hayvancılığın gelişmesinin önündeki en önemli engellerden biri işletme ölçeklerinin küçük olmasıdır. Küçük işletmeler üretim maliyetini düşürmede ve hayvanlarını pazarlamada büyük işletmeler kadar başarılı olamamaktadır. Ürün (et ve süt), yem  ve diğer üretim girdilerinin fiyatlarındaki istikrarsızlık da bir başka  önemli  sorundur. Çiftçi eline geçen inek ve koyun sütü fiyatlarındaki dalgalanmayı göstermektedir. Hayvan envanterinin genetik kalitesinin göreceli olarak düşük olması, hayvan başına et ve süt veriminin yükseltilmesinde ciddi bir engeldir. Büyükbaş sığır besiciliği ve süt sığırcılığı  büyük şehir yakınlarında yeterli ve kaliteli kaba yem üretmeden yapılmaktadır. Bu tür işletmeler üretim maliyetini düşürmedikleri gibi, yerleşim ve su havzalarında ciddi çevre riskleri de yaratmaktadır. İşletmelerin  besleme ve bakım konularında teknik bilgi eksikliği vardır.
          Hayvancılıkla ilgili teşviklerin verilmesinde  mutlaka verimliliğin artırılmasını, yem maliyetini düşürmesini ve işletme ölçeklerinin büyümesini de göz önünde bulundurmalıdır.
         1999-2004 dönemi ortalamasına göre Kayseri İli yılda ortalama olarak yaklaşık 184.737 ton süt üretimi gerçekleştirmiştir.  Kayseri İlinden diğer illere 2001 eylül-2002 eylül döneminde 11.036 ton süt çıkışı olmuştur. İlde bulunan üç süt işleme ve toplama tesisleri 2003-2004 döneminde ilde üretilen süt miktarının yıllık ortalama olarak sadece %14.6’sini satın alıp işlemişlerdir (Tarım il Müdürlüğü verileri, Kayseri). İlde, Çeşitli ilçe ve köylerde  çiftçilerle yapılan görüşmelerde ürettikleri sütün çok düşük fiyatla satıldığını belirtmişlerdir. İşleme Tesisi sahipleri ise kaliteli ve homojen süt bulmakta zorlandıklarını ve ürün satışında büyük rekabet yaşandığını ifade etmişlerdir. İlde Sarıoğlan, Felahiye, Akkışla ve Yeşilhisar ilçelerinde bulunan Köylere Hizmet Götürme Birlikleri  Süt Toplama Merkezleri topladıkları sütü Konya’ya, Develi’de kurulu Saray Halı Damızlık İşletmesi de Adapazarı’na vermektedir. Pınarbaşı İlçesinden Ankara iline de az miktarda çıkış  yapılmaktadır. Saray Halı Damızlık İşletmesi ürettiği sütü İldeki diğer üreticilerden 200.000TL fazlasına satmaktadırlar. Fiyatın yüksekliği tek işletmeden, bir örnek ve üretim miktarının aynı olması büyük rol oynamaktadır. Felahiye, Pınarbaşı-Şabanlı, Sarıoğlan-Palas ve Tomarza-Emiruşağı Tarımsal Kalkınma Kooperatifleri Süt Toplama Merkezlerinde Süt toplamaktadırlar. Kayseri-Düver, Bünyan-Merkez,   Yeşilhisar-Kuşcu, Yeşilhisar-Yeşilova ve Develi-Gazi Tarımsal Kalkınma Kooperatifleri Süt Toplama Merkezlerinde 2003 yılında Süt Toplama Faaliyeti başlamıştır. Kayseri merkez ilçelerinden Kocasinan Kaymakamlığı Köylere Hizmet Götürme Birliği İşletmesi olan Kay-Süt aldığı sütün çoğunluğunu çelik kaplarla soğuk zincir uygulayarak tüketiciye perakende süt olarak satmaktadırlar. Bu uygulamanın geliştirilerek yaygılaştırılması; sağlıklı, güvenli ve standart sütün tüketiciye ulaştırılması yönünden gereklidir.
         Süt Fiyatlarının üretici lehine yükselebilmesi için Kalkınma Kooperatifleri ile Hizmet birlikleri Süt Toplama Merkezlerinin bir araya gelerek her 3 ayda bir fiyat belirlemeleri etkili olacaktır. 
         İlde bulunan süt işleme tesisleri ürettikleri süt ürünlerinin büyük miktarını il içinde pazarlamaktadır.
         Köylerde, üreticiler ürettikleri sütün bir kısmını peynir ve tereyağı yapmakta ve kendi imkanlarıyla pazarlamaktadırlar.
         Kayseri ilinde süt pazarlamasının geliştirilmesi ; Süt Entegre Tesisleri’nin kurulmasına, işletmelerde hayvan sayılarının artmasına, süt üretimindeki mevsimsel farklılıkların azaltılmasına, süt işleme sanayilerinin tüketici eğilimli pazarlama konusunda eğitilmesine, sokak sütçülüğünün azaltılarak soguk zincirde hijyenik ortamda satışın sağlanması ve rekabette ürün farklılaştırma konusunun önemini kavramalarına önemli ölçüde bağlıdır.  
        Sütün sanayiye ulaşmadan çiğ olarak tüketiciye ulaştığı pazarlama zincirinde süt üreticisi-toplayıcıları-sokak sütçüsü gibi aracılar bulunmaktadır. Çoğu zaman üretici aynı zamanda sokak sütçüsü görevini de yerine getirip sütü tüketiciye ulaştırmaktadır. Sütün işlenip çeşitli süt mamulleri olarak tüketiciye ulaştırıldığı durumda ise üreticiden çıkan süt, toplayıcı-sanayi-toptancı ve perakendeciden oluşan bir pazarlama zinciri ile pazarlanmaktadır. Sütün kooperatiflere ait tesislerde işlendiği durumda süt, köy toplayıcıları yanında doğrudan kooperatif üyesi üreticiden de temin edilmektedir.
        Kayseri İlinde üretilen süt ve süt mamullerinin çoğunlukla ambalajlama eksikliği nedeniyle daha çok dışarıdan gelen ürünler pazar bulmaktadır. 
       SÜT PAZARLAMA KANALLARI
       Süt pazarında istikrarı sağlayacak çözümler araştırılmalıdır. Süt talebini artırmaya yönelik kampanyalar üretici fiyatlarını artıracağı için süt reklam ve kampanyaları hayvancılık için ciddi bir teşvik olarak dikkate alınmalıdır. Sütün beslenmedeki önemi toplumun tüm kesimlerine en etkin şekilde anlatılmalı ve okul sütü uygulaması başlatılmalıdır. Süt kampanyalarının maliyetine artan talepten yarar sağlayacak tüm kesimlerin (süt sanayi, yem sanayi, veteriner ilaç sanayi gibi) katkıda bulunması sağlanmalıdır. Fakirlik sınırları altında yaşayan kesimlere gıda yardım programı altında süt yardımı yapılabilir.  
       BAL
      1980 yılında 25 bin ton civarında olan üretim 1998 yılında 70 bin tona yaklaşmıştır. İncelenen 1980-1998 döneminde üretimdeki yıllık ortalama artış hızı %5’in biraz üzerinde gerçekleşmiştir. Son 10 yıllık dönemde üretimdeki yıllık ortalama artış hızı ise %4.3 olmuştur. Grafik 9  1973-1999 döneminde üretici eline geçen bal fiyatındaki reel eğilimi göstermektedir. Fiyat süzme ve petekli bal fiyatlarının aritmetik ortalamasıdır. Grafikten görüldüğü gibi üretici bal fiyatı reel olarak artış trendini sürdürmektedir. Fiyatın bu eğilimi arz artışının talep artışından daha az olduğunu göstermektedir. Tersi durumda  fiyatın reel olarak azalması beklenirdi.  
      Türkiye önemli miktarda bal ihracatı da yapmaktadır. Nitekim Türkiye 1997 yılında 8,5, 1998 yılında 5,6 ve 1999 yılında 5,9 bin ton bal ihracatı yapmıştır.
       Bal Kayseri’de kırsal kesimde bir çok hanenin önemli geçim kaynaklarından biridir. Kayseri’nin Kocasinan, Melikgazi, Yahyalı, Sarız, Özvatan, Tomarza, Develi ve Pınarbaşı İlçelerinde bal üretimi önem arzetmektedir. Melikgazi sınırlarında bulunan Erciyes Dağı eteklerinde uzun süreli flora varlığı olduğundan bal üretimi gelişmektedir. Kayseri’de 1991 -2003 yılları arasında üretilen bal Türkiye bal üretiminin yaklaşık % 1,19’unu oluşturmaktadır.
      Kayseri master plan çalışmasında bal üretimi ve pazarlaması gelişmekte olan ve dikkate alınması gereken önemli bir faaliyet alanıdır. Master planının hazırlanmasında yardımcı bilgiler ve projeksiyon için temel katsayılara (gelir esnekliği) ihtiyaç vardır. Bu amaca yardımcı olmak için Türkiye’de bal tüketim ve talep durumu analiz edilmiş ve sonuçlar aşağıda verilmiştir.          
     Hane başına yıllık bal tüketimi kırsal kesimde 2,3 Kg, kentsel kesimde 2,0 Kg ve Türkiye ortalaması olarak ise 2,1 Kg dır. Görüldüğü gibi hane başına bal tüketimi kırsal kesimde kentsel kesimden daha yüksektir. Ancak gelir grupları dikkate alındığında tüketim yüksek gelir gruplarında düşük gelir gruplarına göre daha yüksektir. Bu durum gelir artığında tüketimin artacağını göstermektedir. 1994 hane halkı tüketim anketi verileri kullanılarak yapılan talep çalışmasında bal için gelir esnekliği 0,97 ve fiyat talep esnekliği –0,47 olarak tahmin edilmiştir..
     Bal tüketimini artırıcı kampanyalar ve reklam programları aracılığıyla bal talebini daha fazla artırmak olasıdır. Tarımın bir parçası olan ve kırsal kesimde topraksız kişiler için önemli bir istihdam alanı olan bal üretimi teşvik edilebilir. Ancak üretim artışına paralel olarak bal kalitesini, talebini artırıcı ve pazarlamasını geliştirici önlemler de alınmalıdır.
     Kayseri’de üretilen bal paketleme ve ambalajlama yetersizliği nedeniyle  perakende satış noktalarında pazarlanamamaktadır. Erciyes Dağı ile Binboğa Dağları etekleri flora bakımından zengin ve uzun süreli hasada uygundur. Buna rağmen buralarda üretilen balların bu isimler altında satışı yapılmamaktadır. Gündemde bulunan Üretici Birliği’nin kurulması halinde bu bölgelerin kullanımının öncelikle birlik üyelerine verilmesi, paketleme-ambalajlama tesisi ile arıcılığın kovan sayısı, bal üretimi ve kalite yönünden kalkınması sağlanabilir.
       BAL PAZARLAMA KANALLARI
      İyi ve etkin bir pazarlama organizasyonu tüketici talep ve tercihlerini üretim kesimine eksiksiz ulaştırabilmelidir. Pazarlamadan beklenen etkinliğin sağlanabilmesi aynı zamanda üretici örgütlenmesi ile yakından ilgilidir. Üretici örgütlenmesinin yetersizliği verim ve kaliteyi artırmakta önemli bir sorun olarak karşımıza çıkmaktadır. Arıcılıkta üretimin örgütlenmesinden amaç; üretimde bulunan işletmelerin ekonomik açıdan gelişmelerini sağlamak, geçimini bu alandan temin eden kesimin sosyal ve ekonomik refahını artırmaktır. Kayseri’de pazarlama açısından en büyük sorun örgütlenmenin olmayışıdır.
      Ekonomik örgütlenmede üretici birlikleri, kooperatifler, kooperatif şirketler ya da şirketlerden her hangi biri tercih edilebilir. Önemli olan bu oluşumlarda üretim alt sektörleri itibariyle ihtisaslaşmanın  ön planda tutulmasıdır. Üretici Birlikleri Kanununun bir an önce çıkarılması gerekmektedir.
       TARIMSAL HİZMETLER
       Tarımsal üretimi destekleme hizmetleri (tarımsal teknoloji, hayvan sağlığı, tohum ve damızlık gibi girdi dağıtımı ve pazarlama)  devlet kuruluşları ve kooperatifler tarafından sağlanmakta, sivil toplum örgütleri ve özel sektör de hizmet vermektedir.  Kayseri ilinde çok sayıda Tarımsal kooperatif bulunmakta ve çiftçilere hizmet götürmektedirler. Son yıllarda süt sığırcılığı yapan Tarımsal Kalkınma Kooperatiflerinin sayısının arttığı gözlenmektedir. Bu kooperatifler üyelerine sadece hayvan vermekle kalmayıp ürünlerin pazarlanması konusunda da önemli görev yapmaktadırlar. Aynı kooperatifler bünyesinde düve yetiştirme projesi uygulanması çalışmaları da yapılmaktadır.
       Akkışla, Hacılar, Özvatan, Sarız ve Talas haricindeki ilçelerimizde bulunan Ziraat Odaları teknik ve sağlık elemanlarının olmamasından dolayı çiftçiye yeteri kadar hizmet götürememektedirler. Kayseri’de tarıma destek veren kuruluşlar ve sağladığı hizmetler tabloda gösterilmiştir.

Bu site Lifos iKobi pratik web sayfası sihirbazı kullanmaktadır.

Lifos Yazılım